Küresel Ekonomik Dalgalanmalar Karşısında Güvenli Liman Arayan Yatırımcılar
Türkiye'de enflasyonla mücadele programının etkileri ve yüksek faiz ortamı, bireysel ve kurumsal yatırımcıların portföy tercihlerini kökten değiştiriyor. 2026 yılının ikinci yarısına girerken, uzmanlar geleneksel yatırım araçlarının ötesinde büyüme potansiyeli yüksek iki sektöre işaret ediyor: Yenilenebilir enerji ve yüksek teknoloji odaklı savunma sanayii. Yapılan analizlere göre, bu iki sektöre yapılan yatırımlar son 12 ayda yatırımcılarına ortalama yüzde 42 getiri sağladı. BIST 100 endeksindeki dalgalanmalara rağmen bu sektörler endeks üstü getiri performansı sergiledi.
Yeşil Dönüşüm ve Savunma Teknolojilerinde İhracat Gücü
Yenilenebilir enerji sektörü, hem küresel iklim taahhütleri hem de devlet teşvikleriyle cazibesini koruyor. Yatırım Danışmanı Serdar Demirel, "Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında Türk sanayicilerinin karbon vergisi ödememek için yeşil enerjiye yönelmesi, güneş ve rüzgar enerjisi firmalarının hisselerini uzun vadeli bir büyüme patikasına soktu" dedi. Savunma sanayisinde ise yerli ve milli projelerin ihracat başarısı, ilgili savunma sanayi şirketlerinin finansallarını güçlendiriyor.
Yatırımcılar İçin Makroekonomik Yol Haritası
Yüksek mevduat faizlerinin yatırımcıları bir miktar risksiz getiriye yönlendirdiği bu dönemde, borsada seçici olmak her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Ekonomist Doç. Dr. Selim Aktaş, "Portföylerin en az yüzde 20'sinin geleceğin teknolojilerine ve döviz kazandırıcı ihracatçı firmalara ayrılması, enflasyon karşısında reel kazanç sağlamanın tek yolu" değerlendirmesinde bulundu. Özellikle SPK'nın yeni düzenlemeleri doğrultusunda şeffaflığı yüksek ve kurumsal yönetişim ilkelerine uyan şirketlerin tercih edilmesi riskleri azaltacaktır. Yatırımcıların risk iştahını dengede tutarak, uzun vadeli büyüme potansiyeli olan hisselere odaklanması öneriliyor.