Piyasaların Gözü Kulağı Ankara'dan Gelecek Faiz Kararında
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 2026 yılı Ekim ayı faiz kararını belirlemek üzere toplandı. Merkez Bankası Başkanı yönetiminde bir araya gelen kurul, küresel merkez bankalarının gevşeme döngüleri ve yurt içi enflasyonun ana eğilimini masaya yatırdı. Karar metni ve politika faizinin yeni seviyesi bugün saat 14.00'te kamuoyuna resmi olarak ilan edilecek. Eylül ayı toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakan Merkez Bankası'nın atacağı adım, finans piyasaları tarafından nefesler tutularak bekleniyor.
Ekonomistlerin Tahminleri: 100 Baz Puan İndirim mi, Pas mı?
Piyasa anketlerine katılan yerli ve yabancı ekonomistlerin beklentileri iki ana senaryoda yoğunlaşıyor. Ankete katılan kurumların bir kısmı, aylık enflasyon verilerindeki kademeli düşüş trendi doğrultusunda Merkez Bankası'nın 100 baz puanlık sembolik bir faiz indirimine giderek politika faizini yüzde 36'ya çekebileceğini öngörüyor. Buna karşın güçlü bir analist grubu ise hizmet enflasyonundaki katılığın henüz tamamen kırılmadığını ve jeopolitik risklerin sürdüğünü belirterek sıkı para politikasının korunması ve faizin yüzde 37'de sabit bırakılması gerektiğini savunuyor.
Borsa İstanbul, Döviz ve Tahvil Piyasalarında Son Durum
Kritik faiz kararı öncesinde Borsa İstanbul BIST 100 endeksi bankacılık hisseleri öncülüğünde temkinli ve yatay bir seyir izlerken, gösterge tahvil faizlerinde sınırlı gerilemeler kaydedildi. Piyasa uzmanları, faiz kararının yanı sıra karar metninde yer alacak yönlendirmelerin (forward guidance) de kritik olacağını belirtiyor. Metinde likidite sterilizasyon araçlarının etkinliği, kredi büyüme sınırları ve dezenflasyon sürecinin 2027 hedefleriyle uyumuna dair verilecek mesajlar piyasanın yönünü çizecek.
Tüketiciler ve Kredi Maliyetleri Açısından Önemi
PPK kararının ardından ticari ve konut kredisi faiz oranlarının nasıl tepki vereceği iş dünyası ve vatandaşlar tarafından yakından izleniyor. Faiz indirim sürecinin başlaması durumunda reel sektörün finansman maliyetlerinde kısmi bir rahatlama yaşanması bekleniyor.
