Türkiye’nin ekonomik büyüme hedefleri, hem ulusal kalkınma stratejilerinin hem de uluslararası ekonomik ilişkilerin temel unsurlarından biridir. Ancak bu hedeflerin ne ölçüde gerçekçi olduğu, mevcut ekonomik durum, küresel gelişmeler ve uygulanabilir politikalar çerçevesinde sıkça tartışılmaktadır. Türkiye’nin 2025 yılına kadar ulaşmayı planladığı büyüme oranları ve bu hedeflerin dayandığı temeller gerçekten sürdürülebilir mi?
Büyüme Hedefleri: Rakamlar Ne Söylüyor?
Hükümetin son yıllardaki açıklamalarına göre, Türkiye’nin yıllık büyüme hedefi %5 ila %7 arasında değişmektedir. 2024–2028 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), yıllık %5 büyüme oranını koruyarak ekonomiyi istikrarlı bir zemine oturtmayı amaçlamaktadır. Ancak bu rakamların gerçekçilik düzeyini değerlendirmek için ekonomik göstergelere daha yakından bakmak gerekir:
- Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH): Türkiye’nin GSYH’si son yıllarda dalgalı bir seyir izlemiştir. 2023 yılında kaydedilen büyüme oranları, küresel ekonomik yavaşlama ve yerel dinamiklerle sınırlı kalmıştır.
- Enflasyon: Yüksek enflasyon oranları, büyümenin sürdürülebilirliğini tehdit eden temel unsurlar arasındadır. Enflasyon kontrol altına alınmadan sağlıklı bir büyüme ortamı sağlamak zordur.
- Cari Açık: Türkiye’nin cari açık sorunu, büyüme hedeflerinin finansmanında dış kaynak bağımlılığını artırmaktadır.
Hedeflere Ulaşmanın Önündeki Zorluklar
1. Yüksek Enflasyon ve Para Politikaları
Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunlarından biri, enflasyonu sürdürülebilir seviyelere indirmek. Yüksek enflasyon, hem tüketici harcamalarını hem de yatırım kararlarını olumsuz etkileyerek büyüme hedeflerine ulaşmayı zorlaştırıyor. Faiz oranlarındaki belirsizlik ise finansal piyasalarda öngörülebilirliği zayıflatıyor.
2. Küresel Ekonomik Koşullar
Türkiye’nin büyüme hedeflerini etkileyen en önemli dış faktörlerden biri, küresel ekonomik yavaşlamadır. 2023 yılında ABD ve Avrupa gibi büyük ekonomilerde görülen durgunluk belirtileri, Türkiye’nin ihracat gelirlerini sınırlayabilir. Ayrıca enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerji ithalatına bağımlı bir ekonomi olan Türkiye için ciddi riskler oluşturuyor.
3. Yabancı Yatırım ve Güven
Ekonomik büyüme, genellikle yabancı yatırımları çekme kapasitesine bağlıdır. Ancak Türkiye’nin politik ve ekonomik istikrar konusundaki algısı, yabancı yatırımcılar için zaman zaman caydırıcı olabilmektedir. Doğrudan yabancı yatırımların (FDI) artması için hukuk devleti, şeffaflık ve öngörülebilirlik konularında iyileştirmeler yapılması gerekiyor.
4. Cari Açık ve Dış Borç
Türkiye’nin büyüme hedeflerinin finansmanı için dış borçlanmaya bağımlılığı, uzun vadede sürdürülebilirliği sorgulanan bir durum yaratıyor. Artan cari açık, döviz kurunda dalgalanmalara ve ekonomik kırılganlığa neden olabilir.
Avantajlar ve Fırsatlar
1. Genç Nüfus ve Dinamik İş Gücü
Türkiye, Avrupa’ya kıyasla daha genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Bu durum, büyüme için önemli bir avantajdır. Genç iş gücünün teknolojiye olan adaptasyonu, dijital ekonomide fırsatlar yaratabilir.
2. Bölgesel Stratejik Konum
Türkiye, Avrupa ile Asya arasında köprü görevi görmesi nedeniyle önemli bir lojistik ve ticaret merkezi olma potansiyeline sahiptir. Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) gibi projeler, bu stratejik konumu güçlendirebilir.
3. İhracat ve Sanayi
Son yıllarda savunma sanayiindeki ilerlemeler ve çeşitli sektörlerdeki ihracat artışı, Türkiye’nin büyüme hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu sektörlerin sürdürülebilir büyüme sağlaması için daha fazla yatırımla desteklenmesi gerekmektedir.
Türkiye İçin Öneriler
- Enflasyonu Kontrol Altına Almak: Para politikalarının daha tutarlı bir şekilde uygulanması ve üretim odaklı büyümeye öncelik verilmesi gerekiyor.
- Dışa Bağımlılığı Azaltmak: Enerji yatırımları ve yerli üretimin artırılması, dış kaynaklara olan bağımlılığı azaltabilir.
- Eğitim ve Teknolojiye Yatırım: Genç nüfusun eğitim seviyesinin artırılması ve teknoloji yatırımlarına odaklanılması, uzun vadede ekonomik büyümeyi destekleyebilir.
- Yapısal Reformlar: Hukuk sistemi, şeffaflık ve demokrasi standartlarının iyileştirilmesi, hem yerel hem de yabancı yatırımcılar için cazip bir ortam yaratacaktır.
Gerçekçi Mi?
Türkiye’nin ekonomik büyüme hedefleri, uzun vadede sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için gerekli. Ancak bu hedeflerin gerçekçi olması için enflasyon, dış borç ve yapısal reformlar gibi temel sorunların çözülmesi gerekiyor. Sürdürülebilir bir büyüme, yalnızca ekonomik göstergelere değil, aynı zamanda kapsayıcı ve bütüncül bir kalkınma yaklaşımına dayanmalıdır.



